21 Mart Down Sendromu Farkındalık Günü Röportajı, Sevgili Leyla Tunç İle

21 Mart Down Sendromu Farkındalık Günü için farkındalığımızı artıracak bir röportaj yaptık. Hem benim için hem Leyla için bir ilk. İkimiz de çok heyecanlıyız. Bu röportaj Down Sendromlu ve tüm özel gereksinimli bireylerin hayata katılımlarına ufacık da olsa bir katkı sağlayabilecekse ne mutlu bize.

Yayınlamak için 21 Mart’ı bekleyemedim. Çünkü eğer farkındalığımıza bir katkısı olacaksa, bir gün de bir gündür.

Başlamadan önce bu röportajı okurken kulaklarınızda çalmasını istediğim bir ezgi var:

Leyla Tunç, hayallerinin mesleğini yapan az sayıdaki şanslı insanlardan birisi. Dokuz senedir özel gereksinimi olan çocuklarla çalışıyor ve bu yaşına kadar yaptığı en anlamlı şeyin bu çocukların hayatlarına dokunmak olduğunu düşünüyor. Ondan daha fazlasını; önerilerini, tecrübelerini duymak için Leyla’ya bir sürü soru sordum. Bu yazıda sözcükler Leyla’nın kaleminden, dilinden dökülecek. Başlıyoruz:

Sence anne-babalar çocuklarını özel eğitim alabilmeleri için okula göndermekte ne kadar istekliler?

Ailelerimiz bizlere ilk geldikleri dönemde, tabi hepsi değil ama, birçoğu ciddi düzeyde karmaşa içindeler. Bir şeyler yapmak istiyorlar ama ne yapmaları gerektiğini bilmiyorlar. Doğru yönlendirmelerle ailelerimize yardımcı olmak onlar için ve öğrencilerimiz için çok önemli.

Okula devam eden çocuklarla, evde kalan çocuklar arasında fark görüyor musun? Ne gibi farklar var? Hayata katılımlarında? İş sahibi olmalarında?  

Ebeveynlere de anlatmaktan mutluluk duyduğum bir konu. Okul çağındaki çocukların yetersizlikleri hangi düzeyde olursa olsun okula devam edebilmeleri, akranlarından bizlerden destek almaları gelişimleri için çok değerli. Bu sayede sosyalleşiyorlar. Öğrenime çok açık olmadığını düşündürten bir öğrencimiz bile evden hazırlanıp servisle okula gelirken birçok uyaranla karşılaşıyor. Bu da gelişiminde önemli bir rol oynuyor.

İş sahibi olan çocuklarımız var ama çok az. Birçok şehirde bulunan Down Cafe gibi korumalı iş yerlerinde gençler çalışma imkanı bulabiliyor. Dilerim sayımız artar 🙂    

Sosyalleşmek gelişmelerine nasıl katkı sağlıyor? Gözle görülür farklar gözlemliyor musunuz?

Birinci kademede çalıştığım için bu gelişimi rahatlıkla gözlemleyebiliyorum. Ögrencilerimizin grup oyunlarına katılımı zaman geçtikçe artıyor. Bunu gözlemleyebilmek bizim için çok gurur verici. Aynı zamanda umut verici. Ne kadar emek harcanırsa o denli gelişim gösteriyorlar.

Toplum bu konuda ne yapabilir? Topluma bu konuda ne düşüyor?       

Toplumumuz artık çok daha bilinçli. Özel öğrencilerimiz hayata karıştıkça; onları çarşıda, pazarda, oyun parklarında görmek toplumun da duyarlılığını, farkındalığını artırıyor. Kendilerine bir yer açıyorlar, görünür oluyorlar, biz de varız diyorlar. Toplum da buna saygı duyuyor. Bu şekilde birbirini besleyen bir süreç. Bu durum ebeveynleri de bizi de çok mutlu ediyor.

Özel eğitim öğretmenleri KPSS ile atandıktan sonra okullarda göreve başlıyorlar sanırım. Göreve başlayınca kendilerini geliştirmeye devam edebiliyorlar mı? Bunun için okul yeterince imkan sağlayabilyor mu? Kaynak bulmakta güçlük çekiyor musunuz?

Artık kavram kargaşamız bitti. Ünvanımız: Özel eğitim öğretmeni. KPSS ile devlet okulları bünyesinde özel eğitim sınıflarına atanıyoruz. Göreve başlayınca öncelikle lisansta öğrendiklerimizi öğrencilerimize uyarlamaya çalışıyoruz. Çocuklarımız hangi düzeyde olursa olsunlar birbirlerinden çok farklılar. Bu yüzden en büyük öğretmenimiz yine öğrencilerimiz. Onlara öğretirken biz de onlardan çok şey öğreniyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı’nın hizmet içi eğitimleri mevcut, isteğe bağlı bu eğitimlere katılım sağlıyoruz.

Bu işi yapmak nasıl bir duygu? İş tatmini açısından nasıl hissediyorsun? Senin için bu işin zor yanları neler? Seni çok mutlu eden yanları neler?

Her mesleğin kendine has bir doyumu vardır. Bizim de bazen çaresiz kaldığımız, çok zorlandığımız zamanlar olsa da işimizden aldığımız tatmin o denli yüksek ki bu zorlukları gölgede bırakıyor.

Davranış sağaltımı noktasında problem yaşıyoruz. Sınıflarda, bizim olduğumuz ortamlarda uygulayabilirken evde, sokakta sürekliliğin olmaması bizi yoran bir nokta. Hedefimize ulaşmakta yolumuzu uzatan bir durum bu.

Beni en çok mutlu eden şey öğrencilerimde gözlemlediğim olumlu gelişmeler.

Öğrencilerimizin içten sıcacık sarılmaları her şeye değer 🙂                                  

Öğretmenlik hayatında, görev süresince seni etkileyen bir olay olmuş muydu? Aklında yer eden? Unutamadığın bir anı, olay varsa paylaşabilir misin?

Yetersizlikten etkilenmiş öğrencilerimizle ilk tanıştığım günden bu güne, beni en çok etkileyen ve zaman zaman aklıma gelen bir anım var. Çoklu yetersizliği olan (bedensel, görme, hafif düzeyde zihin engeli) öğrencimin hiç olmayan bacaklarını tekerlekli sandalye üstünde örtmeye çalışması. Aklımdan çıkmayan bir anı benim için.

Farkındalığımızı artırabilmek için bizlere tavsiye edebileceğin kitap, film önerilerin var mı?

Kitap önerilerim: Ben de Artık Fark Edilmek İstiyorum, Elveda Otizm, Resimlerle Düşünmek Otizmin İçeriden Anlatımı
Film önerilerim: Yerdeki Yıldızlar, Yağmur Adam, Temple Grandin, Benim Adım Khan

Leyla’ya içten sohbeti için çok teşekkür ediyorum.

Anladığım bir şey var: Bu süreç karşılıklı öğrenmeyi, sevmeyi, denemeyi, teşvik etmeyi, cesaret etmeyi gerektiriyor.

Umuyorum Özel Eğitim öğretmenliği Leyla gibi mesleğine aşık, bu alanda çalışmak isteyen tutkulu gençler tarafından tercih edilir. Leyla’nın da anlattığı gibi karşılaştıkları zorlukları ancak bu azimleri ve sevgileri ile aşabilirler.

Sıcacık bir karşılama daha da cesaretle var olmamızı sağlıyor. Kendimizi gizlemeden, dizlerimizi örtmeden.

Paylaştıkça daha iyiye, beraberce!

3 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Anonim dedi ki:

    Cok etkilendi eline diline saglik

    Beğen

  2. Anonim dedi ki:

    Muzik cok guzel eslik etti

    Beğen

  3. Eylülada dedi ki:

    Evet gerçekten harika olmuş; emeklerinize sağlık. % kaç dır dünyada yada ülkemizde bilmiyorum ama az değil sanırsam . bi yanım gooogle aramak istiyorum ama leyla hocam bize söyler diye kolaya kaçtım , etrafımızda çok var ve eminim onların aileleri ne hissediyor yada onlar ne hissediyor bilmiyorum. Ama şunu biliyorum ki Ab yada Abd de insanlar ( Özel eğitim Öğretmeni , ve yukarıda bahsettiğiniz aileler dışında ) daga duyarlılar ve daha ilgililer . Bizim nasıl davranmamız gerektiğini merak ediyorum.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s